Gen Terapisi Uygulamaları Nelerdir?

Gen terapisi semptomdan öte genetik sebebi olan hastalıkların tedavisinde önemli rol üstlenmektedir. Devam eden klinik çalışmalarda geniş alandaki hastalıklar (kardiyovasküler hastalıklar, romatoid artrit, kanser vb) ve hedef hücreler ile çalışmalar yapılmaktadır. Gen terapisinde yararlanılan vektörler adeno-ilişkili virüsler, pox virüsleri, herpes simplex virüsü, çıplak DNA ve RNA, adenovirüsler ve retrovirüslerdir. Adenovirüs vektörleri kullanılarak tümör hücrelerinin direk öldürülmesi, enfeksiyon hastalıklarından koruyucu aşılanma için çıplak DNA iletimi, kardiyovasküler hastalıklar için anjiyogenezi artırmak amacıyla genlere çıplak DNA iletimi bunlara örnek verilebilir (Mountain, 2000).

Gen terapisine ilgi çekici bir örnek ise endotel hücresi spesifik büyüme faktörü olan angiopoietin-1 (Ang-1) ve vasküler endotelyal büyüme faktörünün (VEGF) kombine edilmesiyle kardiyovasküler hastalıklar için yapılan uygulamalardır. Transgenik farelerin derisinde bu faktörlerin fazla ifadesi sonucu yapılan direk karşılaştırmalarda VEGF ile indüklenmiş kan damarlarında sızma gözlemlenmesine rağmen, Ang-1 ile indüklenmiş olanlarda gözlemlenmemiştir. Ang-1’i fazla ifade eden farelerde bu sızmaya karşı direnç enflamatuvar ajanlar tarafından sağlanmaktadır. Ang-1 ve VEGF’nin her ikisinin de ifadesinin anjiyogeneze ek katkısı olmakla birlikte, sızmaya karşı dirençli kan damarları Ang-1’de oluşmuştur. Bu yüzden Ang-1 mikrovasküler sızma sonucu oluşan kronik enflamasyonu azaltmada kullanılabilir ve bu sızmanın inhibisyonundan terapatik anlamda faydalanılabilir (Thurston et al., 1999).

In vivo gen terapisi ise üretilmesi ya da iletilmesi zor olan endostatin gibi bileşenlerin seçilmesinde iyi bir yöntem olarak kullanılabilir. Tümörler kendi büyümelerini desteklemek için devam eden anjiyogeneze ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden anjiostatik faktörlerle anjiyogenezi inhibe etmek kanser gen terapisinde önemlidir. Önemli bir anjiostatik faktör olan endostatin fare kasında ifade olur ve tek endostatin geninin fareye uygulanmasından iki haftaya kadar kan dolaşımına salgılanır. Endostatinin kas içi gen terapisi aracılığıyla sürdürülebilir üretiminin sağlanması birincil tümör büyümesini inhibe ettiği gibi metastatik lezyonların gelişimini de azaltmıştır. Bu bulgular, anti-anjiyojenik gen olan endostatinin kas içi iletiminin gen terapisiyle kanser patolojisini önleme üzerinde önemli etkileri olduğunu göstermektedir (Blezinger et al., 1999).

Kaynaklar

Blezinger, P., Wang, J., Gondo, M., Quezada, A., Mehrens, D., French, M., … Ralston, R. (1999). Systemic inhibition of tumor growth and tumor metastases by intramuscular administration of the endostatin gene. Nature Biotechnology, 17(4), 343–348.

Mountain, A. (2000). Gene therapy: the first decade. Trends in Biotechnology, 18(3), 119–128.

Thurston, G., Suri, C., Smith, K., McClain, J., Sato, T. N., Yancopoulos, G. D., & McDonald, D. M. (1999). Leakage-resistant blood vessels in mice transgenically overexpressing angiopoietin-1. Science, 286(5449), 2511–2514.

Caglar Cil hakkında
Türkiye'nin kendimce en güzel şehirlerinden birinde, Denizli'de, dünyaya geldim. Liseyi Denizli Anadolu Lisesi'nde okudum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Glasgow Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmaktayım. Lisans hayatım boyunca Lodz Üniversitesi, Göteborg Üniversitesi ve Toronto Üniversitesi'nde araştırmalara katıldım. Bu çalışmalar sonucunda Cardiovascular Research ve Journal of Dental Research'te yayınlanan çalışmalarımız var. Öykü yazmayı seviyorum. Öykü Fanzin'de yayınlanan öyküm ve İYTE'de almış olduğum bir "birincilik" bir de "ikincilik" ödülüm var. Almanca öğreniyorum, İngilizce konuşabiliyorum, az çok keman çalabiliyorum. Amacım Türkiye okuyucusuna bilimi sevdirmek, zaman buldukça eğlencesine bilimsel haberleri paylaşmak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*