İş Yaşamında Kadına Uygulanan Eşitsizlikler

Cinsiyet Eşitsizliklerine Bağlı Sebepler

Toplumda ve iş yaşamında kadınların nicelik, nitelik ve üretkenlikleriyle yer alması gerekmektedir. Ancak, Türkiye’de kadınlar normal yaşam ve çalışma yaşamında dışlanmaktadır (Çakır, 2008). Geleneksel anlayış gözönüne alındığında, kadının birincil rolü annelik ve çocuk bakımıdır. Bu tür tabularla çalışma yaşamından uzaklaştıran kadın kararlarını alırken kendilerini aciz ya da etkisiz hissedebilmektedir (Adaman & Keyder, 2006).

Kadının Çalışma Yaşamındaki Yeri

Ecevit’e (1980) göre kadın çalışma hayatından iş gücüne katılamama, iş gücü piyasasını terk etme ya da iş gücü piyasasında ayrımcılığpa maruz kalma gibi sebeplerden ötürü dışlanmaktadır. Geleneksel yapılar ve ataerkil Türk toplumu, kadınları çalışmamaya iten sebepleri içinde barındırır.

Dünyada kadının iş yaşamında konumu göz önüne alındığında ise kadınlar erkeklerden daha fazla işsizlik oranına sahiptir. Aynı şekilde kadınların çalıştırıldığı işler ekonomik risklerin bulunduğu, düşük verimliliğe sahip ve sosyal korudan yoksundur. Kadınların ise erkeklerden daha az ücret aldığı ILO (Uluslarası İşçi Organizasyonu) verileriyle doğrulanmıştır.

İş gücü piyasasında kadınlara olan güvenin az olmasının sebeplerinden biri de kadınların evlendiklerinde ya da çocuk sahibi olduklarında iş yaşamını terk edecekleri düşüncesidir. Bu yüzden kadınların işe alımlarda maruz kaldığı ayrımcılık fazladır. Kadınların evlenmeleri ve çocuk sahibi olmaları beraberinde bir statü değişimini getireceği için ve geleneksel, ataerkil Türk toplumunda ev ve eşiyle ilgilenmesi durumuna sebep olacağından dolayı kadınlar işe arar verebilmektedir (Eyuboolu, Ozar, & Tufan-Tanriöver, 1998). Gerçekten de yapılan araştırmalar bu sebebi doğrulamaktadır. Yine aynı şekilde işverenin işçi çıkarmasında kadınlar erkeklerden daha fazla tercih edilmektedir. Ecevit’e göre (1980) (a) kadınların eğitim düzeyinin düşük olması, (b) kadınların belirli mesleklerde daha az tercih edilmesi veya çalıştırılması, (c) bekar kadınların evli kadınlara göre daha fazla tercih edilmesi gibi ayrımcı uygulamalar, (d) kadınlara ödenen ücretlerdeki ayrımcı uygulamalar ve (e) kurumlarda üst pozisyonlara kadınların daha az getirilmesi gibi sebepler yüzünden kadınlar çalışma yaşamından dışlanmaktadır.

Kadınlara Uygulanan Diğer Ayrımcılıklar

Cinsel-Psikolojik Taciz ve Mobbing Olguları

Cinsel taciz insan onurunu ihlal etme amacı taşıyan ve bireylerde psikolojik rahatsızlıklara yol açabilecek bir eylemdir. Bu durumdan ötürü utandırıcı ve aşağılayıcı bir ortam yaratan davranış biçimi olarak kabul edilebilir. Yapılan bir araştırmada, iş yerindeki kadınların yarısından fazlasının cinsel baskı, duygusal ve fiziksel zorluklar, zayıf iş performansı ve işten kovulma olgularını yaşadıkları bulunmuştur (Gutek, 1981). Mobbing ise işyerindeki çalışanların üstleri, altları ya da takım arkadaşları tarafından uygulanan her türlü kötü muamale olarak tamamlanabilir. Mobbing davranışı yüzünden bireyler izole edilir, dışlanır ve iş yaşamı olumsuz yönde etkilenir. Avrupa Birliği’nin bir çalışmasında yüksek çoğunluğu kadın çalışanların %4’ü fiziksel şiddet, %3’ü cinsel taciz ve %8’i mobbinge maruz kalmıştır. Türkiye’de yapılan bir çalışmada ise kadın kurbanların %16’sının bir erkek tarafından kötü muameleye maruz kaldığı bildirilmiştir (Bilgel, Aytac, & Bayram, 2006).

Sonuç olarak kadınlar iş yaşamında erkeklere göre daha fazla ayrımcılığa maruz kalmakta ve bu da kadının ekonomik alanda üretkenliğini engellemektedir.

Kaynaklar

Adaman, F., & Keyder, Ç. (2006). Türkiye’de büyük kentlerin gecekondu ve çöküntü mahallelerinde yaşanan yoksulluk ve sosyal dışlanma.

Bilgel, N., Aytac, S., & Bayram, N. (2006). Bullying in Turkish white-collar workers. Occupational Medicine, 56(4), 226-231.

Çakır, Ö. (2008). Türkiye’de Kadının Çalışma Yaşamından Dışlanması. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi(31), 25-47.

Ecevit, Y. (1980). Kentsel üretim sürecinde kadin emeginin konumu ve degisen biçimi. Kadin Bakis Açisindan.

Eyuboolu, A., Ozar, S., & Tufan-Tanriöver, H. (1998). Kentli Kadinlarin Calisma Kosullari ve Calisma Yasamini Terk Nedenleri. Iktisat Dergisi, 7.

Gutek, B. A. (1981). Experiences of Sexual Harassment: Results from a Representative Survey.

 

Caglar Cil hakkında
Türkiye'nin kendimce en güzel şehirlerinden birinde, Denizli'de, dünyaya geldim. Liseyi Denizli Anadolu Lisesi'nde okudum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Glasgow Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmaktayım. Lisans hayatım boyunca Lodz Üniversitesi, Göteborg Üniversitesi ve Toronto Üniversitesi'nde araştırmalara katıldım. Bu çalışmalar sonucunda Cardiovascular Research ve Journal of Dental Research'te yayınlanan çalışmalarımız var. Öykü yazmayı seviyorum. Öykü Fanzin'de yayınlanan öyküm ve İYTE'de almış olduğum bir "birincilik" bir de "ikincilik" ödülüm var. Almanca öğreniyorum, İngilizce konuşabiliyorum, az çok keman çalabiliyorum. Amacım Türkiye okuyucusuna bilimi sevdirmek, zaman buldukça eğlencesine bilimsel haberleri paylaşmak.

1 Comment

  1. Saçmalık. Bu tarz bir fikir ya bir kadından, ya da kadınları tanımayan bir erkekten çıkar. Kadınların çalışması doğalarına uygun değildir, sürekli mağdur edebiyatı yapsalar da zihinleri sosyal ilişkiler ve manipülasyon konusunda o kadar iyi evrilmiştir ki baskı altında yaşamak onlar için problem teşkil etmez. Kendi özgürlüklerini ekonomik bağımsızlık ile sağlayınca ne yapacaklarını bilemezler, mutlu olmazlar, çünkü kadın güçlüye teslim olmak üzere evrimleşse de modern toplum normları onu güçlü kadın olmaya iter, güçlü kadın yalnızlaşır ve mutsuz bir ömür sürer. Bu fikirlerim dolayısı ile yobaz dincilerle aynı kefe konmaktan nefret etsem de bir ateist olarak kadınların 2. dünya savaşı öncesi sosyal konumlarına geri dönmesinin herkes için en doğru çözüm olacağını düşünüyorum.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*