Türküyü Severek Dinlemek Kaygıyı Azaltıyor

Türküyü Severek Dinlemek Kaygıyı Azaltıyor

Türküyü Severek Dinlemek Kaygıyı Azaltıyor.

Yeditepe Üniversitesi’nde 3. sınıf psikoloji öğrencilerinin Deneysel Psikoloji (Experimental Psychology) dersi için hazırladıkları çalışmanın sonuçlarını sizle ilk defa paylaşıyoruz. B.A ve arkadaşlarının (2017)’de yaptıkları bu çalışmada ekip bireylerin sevdikleri müzikleri dinlemelerinin anlık kaygı (state anxiety) üzerine etkisine bakmışlar. Çalışmayı özgün kılan özelliklerin arasında ise ilk defa Türkü müzik türünün kaygı üzerine anlamlı etkisini kanıtlamış olmaları.

Anlık Kaygı Nedir?

Anlık kaygı her ne kadar psikopatolojiye sebep olmayan bir kaygı türü olsa da insanlarda geçici olarak rahatsız verici bir uyarıcı sonucu oluşan duygu durum bozukluğudur. Anlık kaygı türüne örnek olarak topluluk içinde konuşurken yaşanan sosyal fobi, hastaneye yatışta hissettiğimiz rahatsız verici düşünceler ya da diş hekimi koltuğuna oturduğumuzda yaşadığımız kaygılar örnek verilebilir. B.A ve arkadaşları anlık kaygıyı ölçen STAI ölçeğini kullanarak çalışmaya katılan gönüllülere öncelikle klasik müzik, rock müzik ve türküden hangi türü en çok ve en az sevdiklerini gösteren bir anket yapıyorlar ve yaklaşık 11 dakika olan klasik müzik, rock müzik ve türkü listelerini çalışmacılara gösteriyorlar. Çalışmanın öncesinde ise katılımcıların anlık kaygıları, kan basınçları ve anlık rahatlamalarını nasıl algıladıklarını ölçüyorlar. Daha sonra, çalışmacılara sevdikleri ya da sevmedikleri müzikleri rasgele dinletiyorlar. Çalışmanın sonunda ise katılımcıların anlık kaygıları, kan basınçları ve anlık rahatlamalarını nasıl algıladıkları tekrar ölçülüyor. Bu ölçümler ilk ölçümlerdeki verilerle karşılaştırılarak sonuçlar projede sunuluyor.

Katılımcıların Sevdikleri Müzikleri Dinlediklerinde Kaygıları Azalıyor.

Çalışmaya katılan 84 gönüllüden elde edilen verilere göre ilginç sonuçlar elde edilmiş. Öncelikle müzik türünden bağımsız bir şekilde sevdikleri müzikleri dinleyenlerin, sevmedikleri müzikleri dinleyenlere göre kaygıları anlamlı ölçüde azalmış.

Ekip daha sonra klasik müzik, rock müzik ve türkü sevmeyenlerin anlık kaygı düzeylerini analiz etmiş. Sonuçlara göre tüm gruplarda, sevmedikleri müzikleri dinleyenlerde kaygı düzeyleri artmış ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı değilmiş. Katılımcılar en çok sevdiği müzik türlerini dinlediğinde ise ilginç olarak klasik ve türkü müzik türlerinde kaygı düzeylerinde anlamlı ölçüde azalma olduğunu kanıtlamışlar. Ancak türküyü severek dinlemenin kaygıyı daha çok azalttığını aşağıdaki figürde görebilirsiniz.

Türküyü Severek Dinlemek Kaygıyı Azaltıyor ve Türkü Rahatlama Sağlıyor.

Çalışmacılar türküyü severek dinleyen grupta sistolik kan basınçlarının da anlamlı ölçüde azaldığını yaptıkları istatiksel testlerle kanıtlamışlar. Daha da ilginci ise, sadece Türkü grubundaki katılımcılar bu rahatlamayı anlamlı ölçüde algılamışlar.

Çalışmanın Önemi 

Klinik açıdan bakıldığında diş hekimlerinden korkan, ya da sosyal fobi gibi anlık kaygı yaşayan bireyler, bu patolojik olmayan kaygılarını sevdikleri tür müzik dinleyerek yenebilirler. Müzik yüzyıllardan beri ucuz, güvenli ve etkili terapi stratejisi olarak kullanılmaktadır. Bu sayede bir çok bireyin kaygı düzeylerinin azaltılmasında sevdikleri müzikleri dinlemesi kaygıyı önlemede anlamlı bir strateji olarak kullanılabilir.

Sonuç olarak türküyü severek dinlemek kaygıyı azaltıyor.

Çalışmaya ait makaleyi psikolig@outlook.com’a mail atarak isteyebilirsiniz.

Caglar Cil hakkında
Türkiye'nin kendimce en güzel şehirlerinden birinde, Denizli'de, dünyaya geldim. Liseyi Denizli Anadolu Lisesi'nde okudum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Glasgow Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmaktayım. Lisans hayatım boyunca Lodz Üniversitesi, Göteborg Üniversitesi ve Toronto Üniversitesi'nde araştırmalara katıldım. Bu çalışmalar sonucunda Cardiovascular Research ve Journal of Dental Research'te yayınlanan çalışmalarımız var. Öykü yazmayı seviyorum. Öykü Fanzin'de yayınlanan öyküm ve İYTE'de almış olduğum bir "birincilik" bir de "ikincilik" ödülüm var. Almanca öğreniyorum, İngilizce konuşabiliyorum, az çok keman çalabiliyorum. Amacım Türkiye okuyucusuna bilimi sevdirmek, zaman buldukça eğlencesine bilimsel haberleri paylaşmak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*