Site icon Psikolig.com

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

1. Romanın Özeti (Dört Bölüm Halinde)

Roman, başkarakter Hayri İrdal’ın anıları şeklinde kurgulanmıştır ve dört ana bölüme ayrılır:

2. Detaylı Analiz ve Tematik Eleştiri

A. İki Zıt Kutup: Muvakkit Nuri Efendi vs. Halit Ayarcı

Romanın kalbi bu iki karakter arasındaki çatışmada atar.

B. Şahsiyet Meselesi ve Hayri İrdal

Hayri İrdal, Türk modernleşmesinin kurbanıdır. Kendine ait bir iradesi yoktur. Nuri Efendi’nin yanında derviş gibi yaşarken, Halit Ayarcı’nın yanında modern bir bürokrat kılığına girer. Tanpınar burada, “Bir toplum kendi değerlerini terk edip başkasının değerlerini giyindiğinde, şahsiyetini kaybeder mi?” sorusunu sorar.

C. Bürokrasinin Absürtlüğü (Kafkaesk Bir Hiciv)

Enstitüde “ayar memurları” vardır. Yolda saati geri kalmış birini görürlerse ceza keserler. Kesilen cezadan alınan para, yine o kişinin saatini ayarlaması için harcanır. Bu tam anlamıyla “iş yapmak için iş icat eden” bir bürokrasi eleştirisidir. Tanpınar, kurumların işlevinden ziyade isimlerine ve kadrolarına odaklanan toplumsal yapıyı alaya alır.

D. Zaman Kavramı: “Ayar” vs. “Huzur”

Tanpınar için zaman, akıp giden bir şey değil, insanın içinde hissettiği bir derinliktir. Romanda “saatlerin ayarlanması”, aslında toplumun düşünce yapısının, yaşam tarzının ve tarihsel bağlarının zorla “ayarlanmaya” çalışılmasıdır. Ancak bu ayar tutmaz; çünkü dışarıdan müdahale (Halit Ayarcı), içsel huzuru (Nuri Efendi) yok etmiştir.

3. Eleştirel Sonuç

Saatleri Ayarlama Enstitüsü, sadece bir güldürü romanı değildir. Tanpınar, “taklitçi modernleşmenin” insanı nasıl bir “yalan” içinde yaşamaya zorladığını anlatır. Kitabın sonunda Hayri İrdal’ın zengin ama mutsuz, modern ama köksüz olması, yazarın Türk toplumuna tuttuğu bir aynadır.

Roman, “Geçmişle bağını koparan, ama geleceği de sadece şekilcilik üzerine kuran bir toplum, saati ayarlı olsa bile doğru vakti bulabilir mi?” sorusuyla okuyucuyu baş başa bırakır.

Exit mobile version