Akademisyenlerin Davranışlarının Öğrenciler Üzerine Etkisi

Akademisyenlerin Davranışlarının Öğrenciler Üzerine Etkisi

Akademisyenlerin Davranışlarının Öğrenciler Üzerine Etkisi

Son yıllarda, öğretmenlerin ya da öğrencilerin duyguları ve davranışları okulda öğrenme ve öğretme üzerine yapılan araştırmalarda önem kazanmıştır. Örnek vermek gerekirse, öğretmenler öğrencilerle iletişim kurarken sahip olduğu duygular, sınıfta oluşan iklimi etkilemekte ve bu da öğrencilerin öğrenme davranışını etkilemektedir.

2017 yılında Journal of Cross-Cultural Psychology adlı dergide yayınlanan bu çalışma, akademisyenlerin duygularını gösterirken yaşadığı farklılıkların, öğrencilerin duyguları, başarısızlıkları ve davranışları üzerinde ilginç sonuçları olduğunu gösteriyor.

Çalışmadaki Hipotezler

Hipotez 1: Daha önceki çalışmalara göre Almanya’daki akademisyenler Rusya’dakilere göre genel olarak daha az duygu gösterdiği ve öğrencilerle interaksiyon kurarken duygularını ifade etmekten kaçındığı için Almanya’daki öğrenciler tepki olarak daha fazla duygu yoğunluğu gösterecekler.

Hipotez 2: Sınıf içinde ulu orta verilen olumsuz geri bildirimler öğrencilerin duygu yoğunluğunu etkileyecek,  başarısızlık durumunu ve davranışlarını etkileyecek.

Hipotez 3: Akademisyen öfke gösterdiğinde, öğrenciler daha fazla öfkelenecek ve bu etki farklı kültürlerden bağımsız olacak.

148 Alman öğrenci, 136 Rus öğrenci ve 99 Amerikan öğrenci ile yapılan çalışmanın sonuçları ise şaşırtıcı.

Rus öğrenciler olumsuz geri bildirim aldıktan sonra Alman ve Amerikalı öğrencilere göre daha az öfke, suçluluk duygusu ve utanç gösteriyorlar.

Araştırmacılar bu sonucu şu şekilde açıklıyorlar: Rusya’daki derslerde çok fazla olumsuz geri bildirim verildiği için, ve Rus akademisyenler gerçek duygularını öğrencilere direk olarak açıklamayı tercih ettikleri için, Rus öğrenciler güçlü öfke, utanç ve suçluluk duygusu duymuyorlar. Ancak Alman ve Amerikalı akademisyenler duygularını genel olarak sakladığı için, olumsuz geri bildirim Alman ve Amerikalı öğrencileri daha çok etkiliyor.

Ancak Amerikan öğrencilerde olumsuz geri bildirim yapıldığında başkalarının olması daha fazla suçluluk duygusu hissedilmesine sebep oluyor. Rus ve Alman öğrenciler ise özel olarak yapılan olumsuz geri bildirimden daha fazla etkileniyor. Amerika’da ulu orta bu tür geri bildirimler genelde daha az yapıldığı için öğrenciler daha fazla etkileniyor. 

Akademisyenler ulu orta olumsuz geri bildirim yaparken öfke gösterdiğinde ise öğrencilerin başarısızlığında ya da başarısında genel anlamda bir etki gözlemlenmiyor.

Araştırmacılardan Akademisyenlere Öneriler

Kültür ve eğitim ilişkisi göz önünde bulundurularak Alman ve Amerikan akademisyenler, eğer öğrencilerin sınıfa adapte olmasını istiyorsa öfke göstermemeli ve en iyi geri bildirim mekanizmasını kültür eğitim temelinden bağımsız oluşturmak durumundalar. Eğitim modelleri her ülkenin kendi kültürüne göre şekillenmelidir.

Kaynaklar

Hansen, M., & Mendzheritskaya, J. (2017). How University Lecturers’ Display of Emotion Affects Students’ Emotions, Failure Attributions, and Behavioral Tendencies in Germany, Russia, and the United States. Journal of Cross-Cultural Psychology, 0022022117697845.

Caglar Cil hakkında
Türkiye'nin kendimce en güzel şehirlerinden birinde, Denizli'de, dünyaya geldim. Liseyi Denizli Anadolu Lisesi'nde okudum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an yine aynı üniversitede yüksek lisans yapmaktayım. Lisans hayatım boyunca Lodz Üniversitesi, Göteborg Üniversitesi ve Toronto Üniversitesi'nde araştırmalara katıldım. Bu çalışmalar sonucunda Cardiovascular Research ve Journal of Dental Research'te yayınlanan çalışmalarımız var. Öykü yazmayı seviyorum. Öykü Fanzin'de yayınlanan öyküm ve İYTE'de almış olduğum bir "birincilik" bir de "ikincilik" ödülüm var. Almanca öğreniyorum, İngilizce konuşabiliyorum, az çok keman çalabiliyorum. Amacım Türkiye okuyucusuna bilimi sevdirmek, zaman buldukça eğlencesine bilimsel haberleri paylaşmak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*