HIV ve AIDS Nedir?

HIV Enfeksiyonu ve AIDS Hakkında

HIV vücudun bağışıklık sistemi hücrelerinden CD4 T hücrelerini hedefleyen bir virüstür. Vücudumuzda bu hücreler bağışıklık sisteminin enfeksiyonlarla savaşmasını sağlarlar. HIV virüsü ile enfekte olan bir kişide CD4 T hücrelerinin vücuttaki sayısı azaldığı için, bireyler enfeksiyonlara daha kolay yakalanırlar. Zaman geçtikçe, HIV’in bu hücrelere verdiği zarar, vücudun enfeksiyonlarla ve hastalıklarla savaşmasını zorlaştırır. HIV enfeksiyonunun en son evresi olan AIDS’te ise bağışıklık sistemi çok zayıflamıştır ve fırsatçı enfeksiyonlar bu durumdan avantaj sağlamaya çalışırlar (CDC, 2017).

HIV Nereden Gelmiştir?

Bilim adamları Central Afrika’da insanlardaki HIV enfeksiyonunun kaynağı olarak bir şempanze türü belirlemişlerdir. Bilim adamları Simian Immunodeficiency Virus (SIV) denilen ve HIV’in şempanze versiyonu olan virüsün, insanlar şempanzeleri et için avlarken bulaşmış olabileceği ve kanla kontakt kurma sonrasında bu virüsün mutasyona uğrayarak HIV’e dönüşmüş olabileceğini speküle etmektedir. Çalışmalar HIV’in maymunlardan insanlara 1800’lerin sonlarında atlamış olacağını gösteriyor (CDC, 2017).

HIV Enfeksiyonun Evreleri Nelerdir?

HIV enfeksiyonunda 3 evre bulunmaktadır:

  • Akut HIV Enfeksiyonu,
  • Klinik Gecikme
  • AIDS

Ancak HIV ilaçlarını (=antiretroviral terapi) kullanmak, HIV enfeksiyonunun son evresi olan AIDS’e ilerlemesini önlemektedir. Antiretroviral tedavi ile virüs kontrol altına alınarak, uzun yıllar, sağlıklı bir şekilde yaşanabilmektedir.

Akut HIV Enfeksiyonu Evresi

HIV ile enfekte olduktan 2 ile 4 hafta içinde, bazı kişilerde gribe benzeyen ve birkaç hafta sürebilen semptomlar geliştirebilir. Bu süreç, vücudun enfeksiyona doğal tepkisidir (CDC, 2017). Akut enfeksiyon gelişen bireyler kendilerini hasta hissetmeyebilir ve akut enfeksiyonun belirtilerinin farkına varmayabilir.

Klinik Gecikme Evresi

Bu periyoda asemptomatik HIV enfeksiyonu ya da kronik HIV enfeksiyonu denmektedir. Bu evrede, HIV ile enfekte olan bireylerde hastalık semptomu görülmeyebilir. HIV’i tedavi etmek için ilaç almayan kişiler de bu evrededir, ancak bazılarında hastalığın ilerlemesi daha hızlıdır. HIV ile tedavi olan anti-retroviral terapi altındaki kişilerde bu evre uzun yıllar sürmektedir. Bu evrenin sonunda, hastanın viral yükü artmaktadır ve CD4 hücre sayısı azalmaktadır. Bu olduğunda, hastanın viral yükü arttığı için, semptomlar artarak birey Evre 3’e geçer.

AIDS

AIDS, HIV enfeksiyonunun en şiddetli evresidir. Bu evrede bireylerin bağışıklık sistemi hasar görmüş, ve artan sayıda fırsatçı enfeksiyonlarla karşı karşıyadırlar.

HIV ile Enfekte Olunduğu Nasıl Anlaşılır?

HIV ile enfekte olup olunmadığını bilmenin tek yolu test yaptırmaktır. HIV durumunuzu bilmek önemlidir, çünkü bu sizin hastalığın bulaşmasını ya da bulaştırmanızı önlemek adına sağlıklı kararlar almanıza yardım eder.

Bazı kişiler enfeksiyondan 2 ile 4 hafta arasında gribe benzer hastalık tecrübe edebilirler (Evre 1). Ancak, bu evrede kendini hasta hissetmeyen bireyler olabilir. Gribe benzer semptomlar; ateş, titreme, gece terlemeleri, kas ağrıları, boğaz ağrısı, yorgunluk, şişmiş lenf nodları ya da ağız ülserleri olabilir. Bu evrede, HIV enfeksiyonu HIV testinde gözükmeyebilir, ancak bu evredeki kişiler enfeksiyonu diğerlerine bulaştırırlar.

CDC’ye (2017) göre, bu semptomlara sahip olmak, HIV ile enfekte olduğunuz anlamına gelmez. Bu semptomların her birine, başka bir hastalık tarafından sebep olunabilir. HIV ile enfekte olup olunmadığının tek belirteci HIV enfeksiyonu için test yaptırmaktır.

İleri Okuma: HIV Nasıl Bulaşır?

Medikal Editör: Dr. Cengiz Çil

Kaynaklar

HIV/AIDS. (2017, May 30). Retrieved September 02, 2017, from https://www.cdc.gov/hiv/basics/whatishiv.html

 

Caglar Cil hakkında
Türkiye'nin kendimce en güzel şehirlerinden birinde, Denizli'de, dünyaya geldim. Liseyi Denizli Anadolu Lisesi'nde okudum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an yine aynı üniversitede yüksek lisans yapmaktayım. Lisans hayatım boyunca Lodz Üniversitesi, Göteborg Üniversitesi ve Toronto Üniversitesi'nde araştırmalara katıldım. Bu çalışmalar sonucunda Cardiovascular Research ve Journal of Dental Research'te yayınlanan çalışmalarımız var. Öykü yazmayı seviyorum. Öykü Fanzin'de yayınlanan öyküm ve İYTE'de almış olduğum bir "birincilik" bir de "ikincilik" ödülüm var. Almanca öğreniyorum, İngilizce konuşabiliyorum, az çok keman çalabiliyorum. Amacım Türkiye okuyucusuna bilimi sevdirmek, zaman buldukça eğlencesine bilimsel haberleri paylaşmak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*