Propaganda, Medya ve Kitleler

Propaganda Medya ve Kitleler

Kitleleri Etkileme Sanatı: Propaganda
Propaganda Türk Dil Kurumu sözlüğünde bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla, söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca olarak tanımlanmıştır. Propaganda, tarafsız olmayan, öncelikle kitleleri daha sonra da gündemi değiştirmeyi hedefleyen, gerçekleri seçip sunarak insanlarda akılcı bir yanıttan çok içerdiği yüklü mesajlarla gerçeklere duygusal tepki vermeyi hedefleyen bilgiler bütünüdür.
Propagandayı yaymak için üretilen mesajlar, gazeteler, devlet raporları, gerçeği yansıtmayan bilim haberleri, kitaplar, televizyon, sinema ve posterlerle yapılmaktadır. Reklam, bir propaganda tipi olmasına rağmen, reklamlarda hedef pazar amaçlarına ulaşmaktır. Örnek vermek gerekirse, McDonalds 2013’te reklam payına 998 milyon dolar harcayarak, satış hacmini artırmaya çalışmıştır (Ellul,1973). Siyasetçiler, seçim sırasında, insanların davranışları ve inançlarını etkileyen propaganda çalışmaları yaparak kişilerin fikrini değiştirmeye çalışmaktadır (Ellul, 1973).
Herman ve Chomsky (1988) propaganda modelini geliştirerek, kütle iletişim araçları ve sistemik sapmaların, kapitalist demokrasilerde propagandanın merkez mekanizmasını oluşturduğunu öne sürmüştür. Propaganda modelindeki medya, var olabilmesi için gerçekleri filtreleyerek aktarır. Herman ve ark., öne sürdüğü beş büyük filtre, (a) medyanın büyüklüğü, (b) reklamcıların mali desteği, (c) onaylanmış haber kaynakları, (d) itiraz ve yaptırım uygulayan kurumlar, ve (e) anti-komünizm’ dir. Dolayısıyla, varlığına borçlu olduğu bu filtreler, propagandanın amacına ulaşması için önem arz eder. Herman ve Chomsky (1988), medyanın büyüklüğü, onaylanmış haber kaynakları ve reklamcılara mali desteği, en çok önem arz eden filtreler olarak görmüştür.

Ross (2002) epistemik değer modelini öne sürerek propagandayı tanımlarken dört önemli mesajdan bahsetmiştir. Bunlar (a) propagandada ikna için gereken niyeti içerir, (b) propaganda bir siyasi bir kurum ya da sebep adına gönderilir, (c) propagandanın alıcıları toplumdaki belirli kişilerdir ve (d) propaganda bilgi kuramı olarak eksiktir. Ross, propaganda yanlış olsa bile ya da niyetinde yalan içerse dahi, sıklıkla propagandayı yapan kişi propagandasına güçlü bir şekilde inandığı için, propagandacının amacını güvenilirlik kazanmak olarak görür. Ross, propagandadaki gönderici-mesaj -alıcı üçgeninde propagandanın dar tanımına istinaden, kendi tanımını geliştirmiştir.
Propaganda, doğruluğu bakımından beyaz, siyah ve gri propaganda olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Beyaz propaganda da doğru bilinenin savunması yapılırken, kaynakçaya yer verilir. Siyah propaganda da ise asılsız, uydurma ve yaratıcı hilelerle dolu propagandadır. Bu propagandaya örnek olarak Hitler ve Stalin’in savaş zamanı kullandığı propagandalar örnek verilebilir. Gri propaganda da ise verilen mesajların gerçekliği zaman zaman saptırılabilir. Bu yüzden abartılarak, ilgi çekici hale getirilen mesajlar çoğu zaman yalan ile iç içedir (Bektaş, 2002).
Sosyal psikolojide propaganda teknikleri analiz edilmiştir. Propaganda tekniklerinden bazıları (a) isim takmak, (b) genellemeler yapmak, (c) simgeler kullanmak, (d) herkese mal etmek, (e) kutuplaşma yaratmaktır. Siyasetçilerin genelde kullandığı “isim takmak” karşı tarafı karalamak ya da rakiplerini küçük düşürmek için kullanılır. Propagandada yapılan genellemeler, kimsenin itiraz edemeyeceği kavramlarla yapılır. Bunlar vatan, millet ve din kavramları üzerine kurgulanabilir. Yine aynı şekilde, kullanılan simgeler de bir olayı çağrıştırma ya da insanların itiraz edemeyeceği olgular üzerine kurgulanabilir. Propagandacılar, anlattıkları konuyu herkese mal ederek, herkesin kendisi gibi düşünmesini isterler. Bu maksatla, fikirlerin herkes tarafından benimsenmesini isterler. Propagandacı, fikirlerini anlatırken kutuplaşmaya sebep olur. Taraf yaratırken, diğerlerini bertaraf eder.

Propaganda ve Çocuklar

Savaş döneminde, çocukların bilinçaltına savaşın yerleştirilmesi için, savaşın ayrıntılı olarak anlatıldığı hikâyeler, çizgi romanlar ve boyama kitapları basılmıştır. Burada amaç, babalarını savaşa gönderen çocukların zihinlerini boyayarak, onları ayakta tutmaya çalışmaktır. Birinci Dünya Savaşı ile İkinci Dünya Savaşı arasındaki yirmi yıllık süreçte, bu çocukların zihinlerine ekilen savaş tohumları, onların askerlik görevini layıkıyla yapmalarını sağlayacak, onları cesaretlendirerek olası kaos ortamına sebebiyet vermeyecektir. Boyama kitaplarında top, tüfek silah resimleri çocukların propagandaya nasıl alet edildiğinin en büyük sembollerinden biridir. Fransızlar, İngilizler ve Avustralyalılar bu propaganda araçlarını çocuklar üzerinde uygulayan ülkelerin başındadır. Bu propaganda aracı olarak kullanılan resimler, halklara savaşa katılmayı haklı göstermenin yanı sıra, halklardan insan ve ekonomik güç sağlamayı hedeflemiştir. Nitekim çocukların bu şekilde suiistimal edildiğini bilen devletler, Çocukları Koruma Fonu kurarak, çocukları sömürüye karşı korumayı ve çocuklara karşı alınması gereken sorumlulukları artırmayı öne çıkaran bildirileri genişletmiştir (Özgişi, 2013)

Türk Tarihi’nde Propaganda

Süreklilik, propagandanın etkili olmasını sağlar. Bu bağlamda, televizyonlarda, gazetelerde ve reklam panolarında sürekli olarak halka sunulan fotoğraflarla yapılan propagandalarda, insanların zihinlerinde kalıcılık sağlanmaktadır. Bu amaçlarla, siyaset partileri de propagandalardan, fotoğraflarla yararlanmaktadır. Bodur (2008) makalesinde siyasi partilerin Temmuz 2007’deki gazete ilanlarında kullandıkları fotoğraflarla verilen mesajları araştırmıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin verdiği reklamlardaki fotoğraflarda, “Durmak Yok Yola Devam” sloganıyla, farklı gazetelerde ve aynı gazetenin sayfalarında hep aynı fotoğraf ve slogan kullanılmıştır. Fotoğraflara yerleştirilen metinler, fotoğraftan beslenmiştir. Fotoğraflarda, genel başkan önde, arka planda ise kadın, erkek ve genç insanlardan oluşan kalabalık grup görüntüsüyle, gelecekteki amaçlarda kararlılık vurgulanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) fotoğraflarında ise slogan olarak “Şimdi CHP Zamanı” deyişiyle, gündemdeki sinema filmlerine benzer görüntü ve sözel ilanlar kullanılmıştır. CHP, yaptığı propaganda da gündemdeki olumsuz eleştirilere neden olan söylemleri afişteki görsellerine koyarak, karşı propaganda stratejisi geliştirip, kendi stratejilerini geri plana koymuştur. Aynı zamanda parti liderini fotoğraflarda öne çıkarmamıştır. Derman (1989), bireyin gerçeklik algısını, içinde bulunduğu toplumun özellikleriyle özdeşleştirir. Dolayısıyla, fotoğraflarda kullanılan görsellerde, o toplumdan bağımsız olamaz. Kullanılan bu fotoğraflarla, insanların fikirleri değiştirilmeye çalışılmıştır ve siyasi partiler okuyucuya ve seçmene mesajlar vererek kazanmayı hedeflerken propagandayı araç olarak kullanırlar.
Lozan Barış Konferası’nda sürecinde, kamuoyu oluşturmaya yönelik süreçte, dönemin yazılı basın ve kaynaklarından sıklıkla faydalanılmıştır. Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet Paşa, Türkiye’nin barış isteğini sürekli olarak dış kamuoyundaki gazetecilere verdiği demeçlerde vurgulayarak ve Anadolu Ajansı’nın kurulmasıyla da, iç kamuoyunda bu bilgilerin halkla paylaşılması sağlanarak, olumsuz giden Lozan Anlaşması sürecinde, dış kamuoyunda Türkiye’nin “barış” isteğini yaymaya çalışmıştır. Aynı zamanda, dış kamuoyunda da, Türk kamuoyu ve delegelerine karşı propaganda geliştirilmiş, Times gazetesinde yayınlanan bir demeçte, İngilizlerin karşı propagandası tehdit boyuna ulaşmıştır. Sonuç olarak, Lozan Barış Konferası’nda Türkiye’nin kazandığı başarı da iç kamuoyuna pozitif bir şekilde yansımıştır. Dış kamuoyunda ise, Batılılar doğu dünyasının sorunlarını kendilerinin çözümlediklerini öne sürerek, propaganda yapmışlardır (Ökte, 2012)
Birinci Dünya Savaşı’nda da İtilaf Devletleri kendi halkları üzerinde çeşitli propaganda yöntemleri uygulamışlardır. İngiltere, savaşta daha inançlı bir ordu yaratmak için, kamuoyunda İngiliz halkının cesaret ve kahramanlığını ön plana çıkaran söylemler oluşturmuştur. İngiliz basınının en çok satan gazetesi Times, Türklerin yaptığını iddia ettiği Ermeni katliamlarına ve zorla göç ettirilmiş Ermenilere yer vererek, arka planda masum insanları koruduğunu göstermeye çalışmıştır. Nitekim bunun altında İngiliz sempatisi olan bağımsız bir Ermeni Devleti kurup, Rusya ile tampon bölge yaratmak ideolojisi vardır. Times gazetesi, yayınlarında Ermeni Mültecileri Fonu’na sıkça yer verip aynı zamanda İngiliz halkının duygularını da göz önünde bulundurarak propagandasında Türkiye’nin Hristiyanları yok etmeyi amaçladığını belirtmiştir. Sonuç olarak gazete, savaşı yönlendirmede propaganda yaparak en büyük araçlardan biri olmuştur (Uslu, 2013). İtilaf Devletleri, aynı zamanda rakip devletlerin üzerinde motivasyonları kırmak maksadıyla propagandalar geliştirmişlerdir. Uçakları ve balonlarıyla, hazırladıkları broşürlerle İngilizler, aç ve susuz esir Türk askerlerine, İngiltere’de temiz yemek ve tabaklarda çeşit çeşit yemekler, su verildiğini ve onların tedavi ve diğer sosyal devlet olanaklarından faydalandığını beyan etmişlerdir. Sonuç olarak, kitleleri kontrol etmek için Birinci Dünya Savaşı’nda propagandadan faydalanılmıştır (Yılmaz, 2015).

Dünya Tarihi’nde Propaganda
İkinci Dünya Savaşı Dönemi’nde, Birleşik Devletler de kitle iletişim araçlarını ön planda tutarak propagandalarını sürdürmüştür. Savaş döneminde, orduya asker kazandırma ya da sanayiye işçi toplamak maksadıyla, Birleşik Devletler kostümü giymiş, Sam amca figürleriyle, vatanseverlik ve cesaret gibi konular ön plana çıkarılmıştır. Aynı zamanda, insanlarda masumiyet duygusu uyandıran çocukları ön planda tutan tablolarla, propagandalarını sürdürmüşler ve böylelikle, savaş bonolarını satarak, askeri endüstrinin iş gücü ihtiyacını karşılamışlardır (Boyraz, 2013).
1936 Berlin Olimpiyatları’nda ise siyaset, spor aracılığıyla propaganda edilmiştir. Nazi Almanya’sında, siyaset ve spor, farklılıkları dışlayan ve tek tip bir toplum yaratma olgusunun var olduğu politikaya hizmet etmiştir. Berlin Olimpiyatları’ndaki propagandada amaç, Nazi Almanya’sındaki ideolojinin diğer toplumlardaki insanlar tarafından silinmesini sağlamaktır. Berlin Olimpiyatı sayesinde, Almanya kabul göremediği uluslararası toplumda kabul görmeye başlar. Nitekim daha sonra yapılacak Locarno anlaşması, Almanya’nın Avrupalı güçlerle Avrupa’yı ilgilendirecek konularda söz sahibi olmasına sebep olmuştur. Herkes, Almanya’nın ne kadar barışçıl olduğuna inanmışken, hiç kimse Almanya’nın Berlin’e çok yakın olan bir bölgede toplama kampı inşa edeceğine inanamazdı. Ancak, barışçıl Almanya’nın ardında, ari Alman ırkı ideolojisiyle hareket eden ve gözü kara bir Almanya vardır. Propaganda da bu amaca çok iyi bir şekilde hizmet etmiştir (Hekimler, 2013)

Tartışma ve Sonuç
Bir beyin yıkama ve kitleleri yönlendirme aracı olarak propaganda, kitle iletişim araçlarını kullanarak kişilerin zihnini değiştirmeyi ve kitleleri kontrol altına almayı hedeflemektedir. Bu çalışmada, propagandanın Türk ve Dünya tarihinde nasıl kullanıldığı ve kitlelerin hangi şekilde kontrol altına alındığı örneklerle anlatılmıştır. Burada vurgulanması gereken ilk önemli nokta, propaganda yaymak için gereken medyanın ne kadar önem taşındığının bilinmesidir. Çünkü Herman ve ark. (1988)’de öne sürdüğü beş büyük filtre, propagandanın kitlelere uygulanmasında büyük rol taşır. Medya büyüklüğünü, finansörlerine borçludur ve bu para kaynaklarındaki akışın kesilmesini, varlığının sürekliliği için istemez. Medyanın önündeki engellerden itiraz ve yaptırım uygulayan kurumlar, kişilerin tekeline alınabilirse, medya istediklerini yaymada özgür kalacak ve propagandasını yaparken önünde hiçbir engel olmayacaktır. Nitekim basın yayın organlarının Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nı yönlendirmede çocukları kullanarak ne kadar etkili olduğu örneklerle belirtilmiştir.
İkinci önemli husus da, propagandacıların olayları kendine mal ederek, gerçekleri çarpıtmasıdır. Söz konusu durumu, Lozan Barış Konferansı’ndaki Türk dünyasının başarısını “doğu dünyasındaki büyük sorunu çözdüğünü” iddia eden dış kamuoyundaki haberlerde görebilmekteyiz. Benzer şekilde, 1936 Berlin Olimpiyatları’nda uluslararası kamuoyuna kendini barışın savunucusu olarak gösteren Nazi Almanya’sı gerçekte ırkçılığını hala sürdürerek toplama kampları inşa etmekte ve ari ırk ideolojisini sürdürmeye devam etmektedir.
Üçüncü olarak, kitlelerin fikrini değiştirme amacıyla, Times gazetesinin Ermenileri Türkleri kötü gösteren faaliyetleri, aslında, yeni kurulacak Ermeni devletiyle Rusya arasında tampon bir bölge yaratmaktır. Dolayısıyla, propagandanın ardında, devletlerin strateji ve ideolojilerine yön veren gizli ve derin anlamlar yatmaktadır.
Kitlelerin, propaganda konusunda bilgi sahibi olarak aydınlanmaları gerekmektedir. Nitekim medya, basın yayın organları, kitaplar ve diğer kitle iletişim araçları, insanların kararlarını yönlendirmekte ve belirli zümrelerin ihtiyaçlarına ve ideolojilerine hizmet vermektedir. Bu tür durumlara sebebiyet vermemek için, kişinin bilinçlenmesi, farklı kaynakları taraması, her okuduğuna, gördüğüne ya da dinlediğine inanmayıp, sağlam referansları olan kaynakları kendi içinde içselleştirmesi gerekir. Bu yüzden, eğitim ve bilinç büyük önem arz etmektedir.
Sonuç olarak, propaganda kitlelerin fikirlerini değiştirerek belirli zümrelerin ideolojisine hizmet ettiği için tehlikelidir. Eğitim ve bilinçle, kişiler doğruyu bulmayı başarabileceklerdir.

İleri Okuma: Bilinçaltı Mesajlar Bizi Nasıl Etkiliyor?

Kaynaklar
BEKTAS, Arsev. (2002) Siyasi Propaganda, Tarihsel Evrimi ve Demokratik Toplumdaki Uygulamaları, İstanbul, Baglam
BODUR, F. (2008). Fotoğraflarla Siyasal Propaganda: 21 Temmuz 2007 Tarihli Gazetelerde Siyasi Partilerin Propaganda Amaçlı İlanlarında Kullandıkları Fotoğraflardaki Söylemler. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Hakemli Dergisi, (32).
Boyraz, B. (2013). BİRLEŞİK DEVLETLER VE İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI DÖNEMİ PROPAGANDA POSTERLERİ. Yıldız Journal of Art and Design,1(1), 1-9.
Derman, İ. (1989). Fotoğraf ve Gerçeklik. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Basımevi.
Ellul, J. (1973). Propaganda. The Formation of Men’s Attitudes. New York: Vintage.
HEKİMLER, O. (2013). 1936 BERLİN OLİMPİYATLARI: BİR BARIŞ ARACI MI, YOKSA
MEŞRUİYET ARAYAN BİR REJİMİN PROPAGANDA ARACI MI?. Humanitas-Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi, (01), 103-127.
Herman, E. S., & Chomsky, N. (1988). Manufacturing Consent, A Propaganda
Model. Manufacturing Consent.
Klaehn, J. (2002). A Critical Review and Assessment of Herman and Chomsky’s Propaganda
Model’. European Journal of Communication, 17(2), 147-182.
ÖKTE, S. K. Lozan Barış Konferansı Sürecinde İç ve Dış Kamuoyu Oluşturmaya Yönelik
Faaliyetler. Ankara Universitesi Turk Đnkılap Tarihi Enstitusu Ataturk Yolu Dergisi.S 49, Bahar 2012, s. 127-178
ÖZGİŞİ, T. (2013). BİR SİYASİ İMGE OLARAK ÇOCUK VE SAVAŞLAR: I. DÜNYA
SAVAŞI ÖRNEĞİ. Electronic Turkish Studies, 8(11). Ross, S. T. (2002). Understanding propaganda: The epistemic merit model and its application to art. Journal of Aesthetic Education, 16-30.
USLU, D. (2013). THE TIMES GAZETESİ’NE GÖRE DÜNYA SAVAŞI SONUNDA
ERMENİ MÜLTECİLER MESELESİ. Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, (Vol. 11/2), 441-452.
YILMAZ, E. A. (2015). I. Dünya Savaşı Süresince İtilaf Devletleri Tarafından Uygulanan
Propaganda Yöntemleri. Ağustos/August 2015 Sayı/Number: 35, (35), 65-74.

 

Caglar Cil hakkında
Türkiye'nin kendimce en güzel şehirlerinden birinde, Denizli'de, dünyaya geldim. Liseyi Denizli Anadolu Lisesi'nde okudum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an yine aynı üniversitede yüksek lisans yapmaktayım. Lisans hayatım boyunca Lodz Üniversitesi, Göteborg Üniversitesi ve Toronto Üniversitesi'nde araştırmalara katıldım. Bu çalışmalar sonucunda Cardiovascular Research ve Journal of Dental Research'te yayınlanan çalışmalarımız var. Öykü yazmayı seviyorum. Öykü Fanzin'de yayınlanan öyküm ve İYTE'de almış olduğum bir "birincilik" bir de "ikincilik" ödülüm var. Almanca öğreniyorum, İngilizce konuşabiliyorum, az çok keman çalabiliyorum. Amacım Türkiye okuyucusuna bilimi sevdirmek, zaman buldukça eğlencesine bilimsel haberleri paylaşmak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*