Anksiyete Bozuklukları Nedir?

Anksiyete Bozuklukları ve Epidemiyolojisi

Anksiyete, herhangi bir stresör sonucu bireylerin içinde bulunduğu endişe, kaygı ve bunalım gibi durumları içermektedir (Estes & Skinner, 1941). Estes et al. (1941) anksiyetenin normal düzeylerde olduğunda gerekli olduğunu ancak aşırı olması durumunda bireyin yaşamını negatif yönde etkileyerek, sosyal ve kişisel yaşamını sınırlandırdığını belirtmiştir.

Aşırı anksiyetenin sebep olduğu anksiyete bozuklukları hastalığa müdahale olmadığı durumlarda bireylerin günlük yaşamına etkileyerek onların yüksek ölçüde acı çekmelerine sebep olarak yaşamlarını sınırlandırır (Antony, Roth, Swinson, Huta, & Devins, 1998). Anksiyete ile ilişkili problemler aynı zamanda önemli ölçüde ekonomik etkileri olan ve toplumda maliyet yaratan harcamalardır. Örnek vermek gerekirse, Amerika’da anksiyete bozuklukları ile yapılan direk ve dolaylı harcamaların 90’larda toplamda 42.3 milyar $ olduğu daha önceki çalışmada raporlanmıştır (Greenberg et al., 1999). Günümüz tedavilerinde gelişmeler olsa da, ve bu tedavi harcamaları direk olarak maliyeti artırsa da, Kessler et. al (2002), var olan tedavilerin etkililiğinden ötürü bu maliyetin zaman geçtikçe azalacağına işaret etmektedir. Dolayısıyla, tedavi yöntemlerinin etkililiği ve uygun tedavi, ekonomik olarak bu maliyeti karşılayacaktır (Kessler & Greenberg, 2002).

Literatürde anksiyete bozuklukları ile birçok epidemiyolojik çalışma yapılmıştır. Ancak bu çalışmalar, farklı ülkelerde ve farklı koşullarda gerçekleştiği için bulguları genellemek ya da karşılaştırmak kolay değildir. Epidemiyolojik çalışmalar genellikle farklı ölçüm yapan envanterler, farklı örneklem prosedürleri ve tanı için farklı zamanlar kullandıkları için (anlık tanı, 12 aylık yaygınlık ya da yaşam boyu vb) sonuçları anlamlandırırken bu tür varyasyonların göz önünde bulundurulması gerekir (Kessler et al., 1994; Regier et al., 1993). Ancak yapılan bir çalışma anksiyete bozukluklarının en yaygın psikiyatrik hastalık olduğunu (%25) ve bunu majör depresyon takip ettiğini (%17) göstermiştir (Kessler et al., 1994). Kessler ve arkadaşları (1994) kadınlarda (%30.5) erkeklere (19.2%) göre tüm anksiyete bozuklukları için yaşam boyu yaygınlık oranlarını daha fazla bulmuşlardır. Aynı zamanda sosyo-ekonomik statü ile anksiyete bozuklukları arasında güçlü ilişki vardır.

Anksiyete bozukluklarından panik bozukluk, sosyal fobi, yaygın anksiyete bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve travma sonrası stres sendromu; tanı-tedavi yöntemleri, epidemiyoloji, demografi ve risk faktörleri göz önünde bulundurularak sitemizde açıklanmıştır. Bu çalışmada anksiyete bozukluklarının epidemiyolojisi, tanı-tedavi yöntemleri, demografi ve risk faktörleri göz önünde bulundurularak açıklanmıştır. Anksiyete bozuklukları bireylerde yarattığı aşırı kaygı ve diğer duygularla yaşamlarını zorlaştırarak, hayatlarını çekilmez hale getirir. Bu yüzden üzerine düşülmesi gereken bir psikopatolojidir. Gerek ilaç tedavisi gerek psikoterapi ile anksiyete bozukluklarının önüne geçilmesi sonucu bireylerin yaşamları kolaylaşacak ve bireyler topluma kazandırılabilecektir. Dolayısıyla önlem alınması gereken anksiyete bozuklukları aslında çözülmesi çok da zor olmayan, ancak psikolog ve psikiyatristler tarafından emek harcanması gereken rahatsızlıklardandır. Bu şekilde bireyler topluma kazandırılabilecektir.

Kaynaklar

Antony, M. M., Roth, D., Swinson, R. P., Huta, V., & Devins, G. M. (1998). Illness intrusiveness in individuals with panic disorder, obsessive-compulsive disorder, or social phobia. The Journal of Nervous and Mental Disease, 186(5), 311–315.

Estes, W. K., & Skinner, B. F. (1941). Some quantitative properties of anxiety. Journal of Experimental Psychology, 29(5), 390.

Greenberg, P. E., Sisitsky, T., Kessler, R. C., Finkelstein, S. N., Berndt, E. R., Davidson, J. R. T., … Fyer, A. J. (1999). The economic burden of anxiety disorders in the 1990s. The Journal of Clinical Psychiatry.

Kessler, R. C., & Greenberg, P. E. (2002). The economic burden of anxiety and stress disorders. Neuropsychopharmacology: The Fifth Generation of Progress, 67, 982–992.

Kessler, R. C., McGonagle, K. A., Zhao, S., Nelson, C. B., Hughes, M., Eshleman, S., … Kendler, K. S. (1994). Lifetime and 12-month prevalence of DSM-III-R psychiatric disorders in the United States: results from the National Comorbidity Survey. Archives of General Psychiatry, 51(1), 8–19.

Regier, D. A., Farmer, M. E., Rae, D. S., Myers, J. K., Kramer, M., Robins, L. N., … Locke, B. Z. (1993). One‐month prevalence of mental disorders in the United States and sociodemographic characteristics: The Epidemiologic Catchment Area study. Acta Psychiatrica Scandinavica, 88(1), 35–47.

 

 

Caglar Cil hakkında
Türkiye'nin kendimce en güzel şehirlerinden birinde, Denizli'de, dünyaya geldim. Liseyi Denizli Anadolu Lisesi'nde okudum. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Moleküler Biyoloji ve Genetik mezunuyum. Şu an Glasgow Üniversitesi'nde yüksek lisans yapmaktayım. Lisans hayatım boyunca Lodz Üniversitesi, Göteborg Üniversitesi ve Toronto Üniversitesi'nde araştırmalara katıldım. Bu çalışmalar sonucunda Cardiovascular Research ve Journal of Dental Research'te yayınlanan çalışmalarımız var. Öykü yazmayı seviyorum. Öykü Fanzin'de yayınlanan öyküm ve İYTE'de almış olduğum bir "birincilik" bir de "ikincilik" ödülüm var. Almanca öğreniyorum, İngilizce konuşabiliyorum, az çok keman çalabiliyorum. Amacım Türkiye okuyucusuna bilimi sevdirmek, zaman buldukça eğlencesine bilimsel haberleri paylaşmak.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*